Yazı Detayı
10 Mart 2026 - Salı 16:26 Bu yazı 57 kez okundu
 
Çocuklarımıza Dikkat Ediyor Muyuz?
Sibel KUBALOĞLU
mediaworldreklam@gmail.com
 
 

Çocuklarımıza Dikkat Ediyor Muyuz?

Teknoloji çağındayız. İnternetin, yapay zekânın, dijital oyunların ve görsel dünyanın tam ortasında çocuklarımızı büyütüyoruz.

Peki bu alanın içinde çocuklarımıza ne kadar dikkat ediyoruz? Teknolojinin olumlu katkılarını ne kadar aktarabiliyoruz?

Çevremize baktığımızda dijital kullanımın artık bazı çocuklarda bağımlılık derecesine ulaştığını görüyoruz. Örneğin aile dışarıda yemeğe çıkıyor; çocuk sessizce yemeğini yesin diye hemen eline bir telefon veriliyor. Anne arkadaşlarıyla buluşuyor; rahat sohbet edebilmek için yine çocuğun eline telefon sıkıştırılıyor. Aslında bağımlılık tam da burada başlıyor.

Unutmayalım ki çocuklar, kendilerine verileni her zaman daha fazlasını isteyerek alan bireylerdir. Sınır koymadığımız her durum zamanla alışkanlığa, ardından bağımlılığa dönüşebilir.

Geçtiğimiz dönemlerde oynadığı oyunlardan olumsuz etkilenen çocuklarımızla ilgili acı haberler duyduk. Bu durum bir ara daha da yoğunlaşmıştı. Artık bu noktada biz anne babalar sorumluluk almalıyız. Yolun neresinde olursak olalım, kalan süreci daha bilinçli ve kararlı yönetmeliyiz.

Bugün çocuklarımıza verdiğimiz emeklerin karşılığını yarın daha güzel görmek istiyorsak, sınır koymayı ve rehberlik etmeyi bugün öğrenmeliyiz.

 

Şehirde Artan İntiharlar

Geçim sıkıntısı, aile içi huzursuzluk ve yanlış alışkanlıklar birleştiğinde; insan altından kalkamadığı bir noktaya gelebiliyor. Eğer çevresinde bir destekçi de yoksa, ne yazık ki bazıları intiharı bir çıkış yolu olarak görebiliyor.

Sık sık “O kişi intihar etti, bu kişi intihar etti” haberlerini duyuyoruz. Neden diye sorduğumuzda çoğu zaman ekonomik sıkıntılar, ailevi problemler ve yalnızlık başı çekiyor.

Zorluklar karşısında güçsüz hissedildiğinde, bazı insanlar intiharı en kolay yol zannediyor. Oysa hayat bir mücadeledir. Bu mücadeleyi vermekten korkmamalıyız.

Hayatımızın en dip noktasında olabiliriz, yalnız kalmış olabiliriz; ancak unutmamalıyız ki yaşadıklarımızı artıya çevirmek yine bizim elimizde. Güçlü durmalı ve karşımıza çıkan olayları sağduyuyla yönetmeliyiz.

 

Fındık Fiyatlarının Oyunu

Fındık fiyatları adeta bir belirsizlik içinde. Üretici, fındığı harmana getirene kadar büyük emek veriyor. Bahçeye defalarca gidip geliyor; işçiliği ayrı, maliyeti ayrı, stresi ayrı.

Her yıl “Bu sene fındık çok yüksek olacak” şeklinde söylemler duyuyoruz. Ancak ürün harmana geldiğinde fiyatların düşmeye başladığını görüyoruz. Piyasa adeta bir oyun içinde.

Bu oyunu kim kazanıyor? Üretici mi, aradaki esnaf mı, yoksa büyük toptan alıcılar mı? Bunu kestirmek zor. Temennim, herkesin verdiği emek kadar kazanabilmesi.

 

Parası Olanın Piyasası

Dolar, altın, euro… Bir yukarı, bir aşağı. Bir gün bakıyoruz altın zirvede; ertesi hafta ciddi bir düşüş yaşanıyor. Piyasalar oldukça dalgalı.

Yatırım yapmaktan çekinir olduk. Önümüzü görememek insanı kaygılandırıyor. “Acaba önümüzdeki hafta ne olacak?” sorusu zihinleri meşgul ediyor.

Yine de altını olanın kazandığı bir dönemden geçtiğimiz söyleniyor. Ancak piyasalar dalgalanırken en çok etkilenenler genellikle alt gelir grupları oluyor. Üst gelir seviyesindekiler, bu dalgalanmanın alt kesimi ne kadar zorladığını her zaman fark edemeyebiliyor.

Aradaki makas giderek açılıyor. Oysa en çok ihtiyacımız olan şey empati. Hem insan olarak empati duygumuzu artırmamız hem de ekonomik dalgalanmaların etkisini azaltacak adımların atılması gerekiyor.

Sağlıcakla kalın…

 
 
 
Etiketler: Çocuklarımıza, Dikkat, Ediyor, Muyuz?,
Yorumlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Arşiv
Haber Yazılımı